DOLAR 6,8612
EURO 7,7521
ALTIN 392,22
BIST 8,5740
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 32°C
Az Bulutlu

Prof. Dr. Görür: Minimum 7.3’lük deprem geliyor, şakası yok

Kanal İstanbul’un Marmara’ya açıldığı kıta sahanlığında canlı faylar bulunduğunu gördüklerini söyleyen jeoloji profesörü Naci Görür’e göre büyük tsunami tehlikesi var. Görür, ‘Minimum 7.3’lük deprem geliyor bunun şakası yok. İstanbul gibi yapı stokunun yüzde 60’ının zafiyet içinde olduğu yerde bunun sonuçları büyük olacak’ uyarısını yaptı.

29.06.2020 13:37
65
A+
A-

Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, “Ülkemiz deprem ülkesi olarak, dünyada ilk 10’un içinde. Dolayısıyla, sürekli depremlerin olması doğal. Endişe etmek yerine olaya bilimsel baktığımızda tecrübemiz artıyor. Ama afet boyutu da var. O zaman da elbette tedirgin oluyoruz. Deprem konusunda bilinçlendirmeye çalışıyoruz.” dedi. 

Görür, “Mesela pandemiden önce çıkış yapmıştım. Depremle ilgili önlem alınmayışının tek sorumlusu hükümet değil, bundan öncekiler de öyleydi. Ondan hükümetler ifadesini kullanıyorum. Dedim ki ‘Hükümetler ne ister? En birinci görevi kendi insanının can güvenliğidir. Bunun ötesinde önemli proje yok. Ne kanal projeniz ne havaalanı projeniz ne de bilmem kaç köprü yol projeniz bu ülkenin depremde can vermesinden önemlidir’ Şimdi sokakta kimi yakalasalar, müteahhitlik işini canlandırmak için ‘Gel kredi verelim’ diyorlar. Yapsınlar, canlandırsınlar, ama bu konuya kafa yoran insan olarak içimden şu geçiyor: ‘Ya benim aziz devletim, benim güzel hükümetim, niye insanlar yıllardır bu depremi beklerken aynı duyarlılığı, bankaları seferber edip, evi göçük haline gelecek insanlara tespit yapıp, sana kredi vereceğiz demiyorsunuz, neden?'” diyerek sordu.

Görür, şunları söyledi:

“Baya okumuş yazmış adamlar, oturuyorlar, Ayasofya ibadete açılsın mı açılmasın mı onu tartışıyorlar. Hayatının en azından 20 yılını yoğun deprem araştırmalarına vermiş biri olarak tuhafıma gidiyor. Açılsın, her şey olsun, ayrı, ama büyük bir deprem geliyor. Bunu ilan etmişiz, alarm vermişiz, dünyadaki örgütlerin gündeminde İstanbul’un beklediği deprem var.

Minimum 7.3 deprem geliyor bunun şakası yok. İstanbul gibi yapı stokunun yüzde 60’ının zafiyet içinde olduğu yerde bunun sonuçları büyük olacak.

Kocaeli’de deprem oldu, 20 bin kişi öldü. Yarın İstanbul’da kat be katı olursa, dönüp, ’20 senedir bu adamlar bağırıyor, siz ne yapıyorsunuz’ demezler mi? Bunun hesabını nasıl vereceksiniz? ‘Allah’tan geldi, ne yapalım’ diyemezsiniz. 2000’lerin başındaki gibi hareket etseydik, İstanbul’da deprem korkusu çekmeyecektik. Hiçbir şey yapmadınız, yapmıyorsunuz da.

Kanal İstanbul ile ilgili bir kitap yazıldı. İBB basıyor, bugünlerde çıkar. Bir kere depremden bağımsız Kanal İstanbul yapılmamalı. Jeolojik açıdan son derece sakıncalı, tehlikeli. İstanbul’un başında Demokles’in Kılıcı gibi problem çıkartacak, korku içinde yaşamamıza neden olacak proje. Bu kanalın güzergâhı Çekmece Gölü’nün kuzeyinde Sazlıdere’den başlayıp, Marmara kıta sahanlığına açıldığı yere kadar olan bölge jeolojik olarak tam anlamıyla anormal tehlikeli yerler. Deprem olmamasına rağmen kaymalar, heyelanlar yaşanıyor. O bölgedeki arazi stabil değil, şu anda kayıyor. Depremde haşat olur buralar. İkincisi Kanal İstanbul’un Marmara’ya açıldığı kıta sahanlığında deniz araştırmalarında gördük. Bizden önce arkadaşlarımız yaptıkları araştırmalarda canlı faylar olduğunu gördüler. Bu fayların boyutlarını tam olarak araştıramadık fakat canlı oldukları kesin. Olası bir depremde bu faylar harekete geçmek suretiyle kanalın Küçükçekmece’ye kadar olan her yerini tarumar eder. Bundan kaçış yok. Heyelanlar, bu faylar tarafından aşırı tetiklenebilir. Kaldı ki büyük tsunami tehlikesi var. Tsunami bu kanala girdiği zaman, o sırada kanalın içinde gemi falan varsa onu da sürükler götürür. Bir yerlerde taşıdığı malzemelerle kanalı tıkadığı sırada orada bir barajlanma olur. Bütün kanalın etrafını deniz basar. Bir daha orayı kurtaramazsın.

Bakın ‘deprem olmayı arttırır’ demiyorum, riskini arttırır. Deprem olduğu zaman olabilecek zararın hesabıdır risk. Sen kanalı oraya yapmaya kalktığında İstanbul’u adalara ayrıştırıyorsun. Adaya yardım götürmek başka, karaya başka. Deprem olduğunda, orada yaptığın köprüler işe yaramadığı zaman veya trafik tıkandığında göçük altında olan insanlara ulaşamazsın. Afet yönetimini zorlaştırıyor. Kanal demek orada 300-500 bin bina daha olması demek. Deprem bekleyen yerde yapılmaması gereken en önemli şey nüfus yoğunluğunu arttırmaktır. Ne kadar insan fazlalaşırsa, o kadar ölüm olacaktır. Kanal İstanbul’un yapılmaması gerekir” diyerek konuştu.

Siz bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorum olarak belirtebilirsiniz.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.