DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Parçalı Bulutlu

Prof. Dr. Anak: Akdeniz anemisi kök hücreyle tedavi ediliyor

Talaseminin Akdeniz kansızlığı dünyada ve Türkiye’de en sık görülen kalıtsal kan hastalığı olduğunu söyleyen Çocuk Hemotoloji ve Onkoloji Kısım Başkanı Prof. Dr. Sema Anak, talaseminin kronik hastalık haline geldiğini vurgulayarak kök hücre nakliyle rehabilitasyonun olası olduğunu dile getirdi.

08.05.2020 11:56
143
A+
A-
–Talaseminin Akdeniz kansızlığı dünyada ve Türkiye‘de en sık görülen kalıtsal kan hastalığı olduğunu söyleyen Çocuk Hemotoloji ve Onkoloji Kısım Başkanı Prof. Dr. Sema Anak, talaseminin kronik hastalık haline geldiğini vurgulayarak kök hücre nakliyle rehabilitasyonun olası olduğunu dile getirdi.

Medipol Mega Üniversite Sağlık Kurumu Çocuk Hemotoloji ve Onkoloji Kısım Başkanı Prof. Dr. Sema Anak, 8 Mayıs Dünya Talasemi Günü kapsamında ulus arasında Akdeniz kansızlığı olarak da öğrenilen talasemiye ait bilgi verdi.

Talaseminin dünyada ve Türkiye’de en sık görülen kalıtsal kan hastalığı olduğunu belirten Prof. Dr. Anak, taşıyıcı anne ve babadan gelen genlerle hastalığın ortaya çıktığına dikkat çekti. Prof. Dr. Anak, bu sebeple akraba konutluluklarının sık olduğu ülkelerde talaseminin daha çok görüldüğüne değinerek “Sıtmanın sık olduğu bölgelerde de talasemi daha çok görülüyor” dedi.

“EN AZ 1 MİLYON TAŞIYICI VAR”

Türkiye’deki beta talasemi taşıyıcısı oranının yüzde 2,1 seviyelerinde olduğunu belirten Prof. Dr. Anak, “Özellikle güney-batı bölgelerimizde, Ege, Akdeniz bölgesinde ve Trakya’da sık görülür. Bu bölgelerde sıklık çoğalmakta, yüzde 12’e kadar yükselmektedir. Türkiye’de takribî 1 milyon 400 bin taşıyıcı ve 4 bin 500 talasemi hastası vardır. Beta talasemide, anemi bulguları genellikle doğumda yoktur. Yaşamın 3 ila 6’ncı ayından sonra başlar, takribî ayda bir devamlı kan verilmesini gerektiren ağır bir hastalıktır” diye konuştu.

TALASEMİNİN BULGULARI

Prof. Dr. Anak, “Bu çocuklar kendileri için lüzumlu olan hemoglobini kan seviyesini yeterli ölçüde yapamazlar ve halsizlik, solukluk, iştahsızlık, sıkıntılılık, karaciğer ve dalak gelişmesi, sihrime-büyüme geriliği ve özellikle surat, kafa kemiklerindeki anormallikler hastalığa ait ana belirtilerdir. Verilen kanların içindeki fazla demir bedenden atılamaz ve tende, kalp, karaciğer, beyin, endokrin uzuvlarda birikir ve bu uzuvları bozarak kalp yetmezliği, karaciğer yetmezliği, diyabet ve değişik biriktiği bölgelerde meselelerle gider. Demir bedenden uzaklaştırılamazsa erken yaşlarda sıralanan uzuvların yetmezliği ile kaybedilirler. Talaseminin sık görüldüğü bölgelerde, aile öyküsü ve akraba konutlulukları da varsa, çocukta erken anemi büyüdüğünde ve belirtiler ortaya çıktıysa lüzumlu bütün kan sayımı, periferik yayma, biyokimya, hemoglobin elektroforezi, genetik testler yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.

“KÖK HÜCRE VE KEMİK İLİĞİ NAKLİYLE REHABİLİTASYON OLASI”

Hastaların 3-4 haftada bir kırmızı kan hücresi almak zorunda olduğuna işaret eden Prof. Dr. Anak, rehabilitasyonlara ait şu bilgileri paylaştı:

“Devamlı demiri bedenden atmaya müteveccih kelatörleri derialtı, damardan veya ağızdan en sık kullanım kullanmak zorundadırlar. Artık dalak alınması çok ender gerekmektedir. Faal ve galibiyetli kan ve demir atıcı rehabilitasyonlarla artık hastalar 50-60 yaşlarına kadar yaşıyorlar. Talasemi artık kronik bir hastalık haline gelmiştir. Ancak iyileştirici rehabilitasyon kök hücre nakli ve son zamanlarda deneysel kalitede yapılan gen naklidir. Doku grubu uygun özellikle kardeş taşıyıcı da olabilir veya bankadan akraba dışı vericilerden çok gecikmeden 3-10 yaş yapılan nakillerde zafer yüksektir. Zafer akdikeni ve verici özelliklerine göre yüzde 60 ila 90 sağ kalım biçimindedir. Vericisi olmayan hastalarda doku grubu uygun verici kardeş IVF usulleriyle oluşturulabilir. Aynı usulle sıhhatli çocuk sahibi olmak da muhtemeldir. Nakil sonrası seyrek verici kemik iliği oturmaz veya ret olur; tekerrür nakil gerekebilir. Gen nakli süratle büyümekteyse de hali hazırda deneyseldir.”

“LÖSEMİYE DÖNÜŞME TEHLİKEYİ YOK”

Talaseminin lösemiye mutasyon tehlikeyi olmadığını söyleyen Prof. Dr. Anak, “Talasemi taşıyıcılarının ehemmiyetli bir kısmı anemi meseleyi ile karşılaşırlar. Değişik anemi sebepleri rehabilitasyonla düzelse de hemoglobin seviyeleri düşüktür. Bu bireylere afaki demir verilmesi mahzurludur. Folik asit dayanağı bereketli olsa da tartışmalıdır. Bunun dışında yaşa uygun olağan beslenme yapılmalıdır” dedi.

– İstanbul

Kaynak: DHA

ETİKETLER: , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.