DOLAR 7,5575
EURO 8,9826
ALTIN 474,07
BIST 9,7776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Rüzgarlı

“Koronavirüsün psikolojik sonuçları çocuklardan çok yetişkinleri etkiliyor”

Sosyal yalıtım kısıtlamaları ile insanların psikolojilerinde bilinmeyenlik ve naçarlık duyguları belirdiğine vurgu yapan Dr. Engin Eker, koronavirüs sürecinin çocuklar ve erişkinler üzerindeki psikolojik tesirlerini değerlendirdi.

11.05.2020 13:53
56
A+
A-

Sosyal yalıtım kısıtlamaları ile insanların psikolojilerinde bilinmeyenlik ve naçarlık duyguları belirdiğine vurgu yapan Dr. Engin Eker, koronavirüs sürecinin çocuklar ve erişkinler üzerindeki psikolojik tesirlerini değerlendirdi. Dr. Eker “Koronavirüsün psikolojik neticeleri çocuklardan çok erişkinleri etkiliyor. Çocuklar içinde doğdukları etrafsal koşullara göre biçim alma mevzusunda erişkinlerden çok daha hünerlidir” dedi.

İstanbul Aydın Üniversitesi İAÜ Psikoloji Kısım Başkanı Dr. Öğr. Azası Engin Eker koronavirüs sürecinin çocuklar ve erişkinler üzerindeki tesirlerini değerlendirdi. Dr. Eker, “Evvelki asırdaki veba salgını o kadar büyük kayıplara neden olmuştur ki yine sosyal yaşamı kurmak çok güç olmuştu. Neyse ki bizler günümüzde yeniden de bu denli kayıplar yaşamadık ve var olan hayat standartlarımızı büyük oranda gözetiyoruz. Tıp teknolojisi bu virüsle baş etkenin yolunu bulmak üzere. Usuma ilk gelen, II. Dünya Savaşı’ndan sonra o yarıyıl çocukluklarını yaşayan kitlelerin, savaş ve neden olduğu bir dolu kayıptan sonra kültürel olarak derin tesirleri olan 68 kuşağını ortaya çıkarmalarıdır. Cemiyetler yaşadıkları büyük ölçekli hadiselere daha aşikar tepkiler verirler. Sosyal yaşamdan bu denli uzak kalmak, ikili ilişkilerde virüs fobisiyle mesafenin ve kuşkunun, güvensizliğin bu ebatta yer kaplaması, fobinin tohumlarını attığı kamusal alana çıkamayış; bu gereksinimlerin aşırısıyla doyurulmak istendiği bir dünya sahnesini ortaya çıkartabilir” diye konuştu.

ÇOCUKLAR BU SÜREÇTEN NASIL ETKİLENİYORLAR?

Problemlerle baş edebileceği bir eğitimden geçen çocukların bu süreci daha rahat atlatacaklarını belirten Dr. Öğr. Azası Engin Eker “Çocukların vaziyetten nasıl etkilenecekleri, herkes gibi günümüze kadar biriktirdikleriyle alakalı. Başka Bir Deyişle güç vaziyetler ve problemlerle nasıl baş edebileceklerine dair her çocuk gerçeğinde aile içinde bir eğitimden geçer. Natürel bu eğitim akşamları anne-baba tarafından verilen bir eğitim seansında asıllaşmaz. Yaşayarak ve bizatihi uygulamalı olarak ‘olduğumuz şey’ olarak biz veririz bu eğitimi evlatlarımıza. Bu denli yoğun endişe ve fobi yaratan bu gidişatta çocuklar hayatlarının başından beri olduğu gibi anne-babalarını misal alacaktır. O zaman cemiyet yapımıza bakmak gerekecek. Bu da meseleler karşısında cemiyet olarak olgun baş etme mekanizmalarını mı devreye sokuyoruz yoksa daha az gelişmiş usulleri mi kullanıyoruz, buna bağlı. Genel olarak kaideleri ve kısıtlamaları manevileştirmek kimse için basit olmuyor bu çağda. Bir yanda sosyal mesafelenmeye dikkatle uyan milyonlar var bir yanda caddeye çıkma yasağında kesilen 31 bin küsur ceza var” dedi.

“İKİNCİ DALGA KARARSIZ SÜRECİNİ İYİ İDAREMEK GEREK”

Uzun bir uzaktan eğitim sürecinden sonra çocukların tekerrür mektep yaşamına adapte olmalarında bir kasvet yaşanmayacağını belirten Dr. Eker “İnsanoğlu adaptif bir varlık. Mektebe tekerrür geçim sağlamakta çocukların zorlanacağını sanmıyorum. Güç olacak olan virüs fobisi hala canlı, güzde ikinci dalga başlar mı kararsızları revaçta iken çocukların ve ebeveynlerin bu süreci nasıl idareyecekleri. Sanırım bu daha külfetli bir süreç olacak. Yoksa çocuklar konutta eğitim görmeye zorunluluktan da olsa nasıl geçim gösterdilerse tekerrür mektebe gitmeye de basitçe alışacaklardır” dedi.

“ERİŞKİNLERİ ÇOCUKLARDAN DAHA ÇOK ORYANTE ETMEK GEREKECEK”

Dr. Engin, oryantasyon sürecinin lüzumluluğuyla alakalı “Oryantasyon, artık yaşamımızda hep var olacak olan Covid-19 virüsüyle sosyal yaşamın içinde ondan korunarak hayata mevzusunda zorunlu olacak. Sosyal mesafelenmeye bundan sonra hep dikkat ederek ama sosyal etkileşimlerin de içinde kalarak yaşamayı bileceğiz. Sanırım bundan sonra azıcık daha uzak duracağız birbirimizden. Oysa yakınlığı ve teması hoşlanan bir kültürümüz var ancak çocuklar erişkinlerin sandığından değişik olarak bir hayli mevzuya çok daha süratlice adapte olurlar. Zira onlar için bu dünyada olan her şey hep yenidir ve geçim arz eder. Çocukların zekasal şemaları çok daha elastiktir. Erişkinler ise onlarca senede oluşturdukları zekasal inşalarından hemen vaz geçmezler. Bu nedenle çocuklar içinde doğdukları etrafsal koşullara göre biçim alma mevzusunda erişkinlerden çok daha hünerlidir. Sanırım bu süreçte erişkinleri çocuklardan daha çok oryante etmek gerekecek” ifadelerini kullandı.

Kaynak: DHA

ETİKETLER: ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.