DOLAR 7,7941
EURO 9,0942
ALTIN 466,27
BIST 10,0676
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Parçalı Bulutlu

2 aydır çocuklarını göremeyen Banu hemşire: Çok zor bir süreç, yaşamayan anlayamaz

Karabük’te koronavirüse tutulan hastaların rehabilitasyonuyla ilgilenen hemşire Banu Atay, takribî 2 aydır çocuklarını göremiyor. Atay, akşam konuta gittiğinde virüs bulaştı mı diye düşündüklerini belirterek, “O hissiyatla da ailemizden, çocuklarımızdan kendimizi uzaklaştırıyoruz. Çok güç bir süreç, yaşamayan kavrayamaz” dedi.

13.05.2020 11:18
76
A+
A-

Karabük Eğitim ve Araştırma Sağlık Kurumu’nde Yoğun Bakım Servisi’nde misyonlu olan hemşire Banu Atay, takribî 2 aydır çocuklarını göremiyor. Atay, akşam konuta gittiğinde virüs bulaştı mı diye düşündüklerini belirterek, “O hissiyatla da ailemizden, çocuklarımızdan kendimizi uzaklaştırıyoruz. Çok güç bir süreç, yaşamayan kavrayamaz” dedi.

“2 AYDIR ÇOCUKLARIMDAN AYRIYIM”

Karabük Eğitim ve Araştırma Sağlık Kurumu Yoğun Bakım Servisi’nde koronavirüse tutulan hastaların rehabilitasyonuyla ilgilenen hemşire Banu Atay, takribî 2 aydır çocuklarını göremiyor. Çocukları Deniz 11 ve İdil 8 annelerinin yokluğunda Bartın’da babalarının yanında kalıyor. Çocuklarını çok özlediğini söyleyen Banu Atay, “Koronavirüs sürecinde bizler gerçeğinde koronavirüs ile birebir yaşayan insanlarız. Bizim en büyük meselemiz sağlık kurumunda hasta ile alakalı olmadı. Hepimizin birinci derecede aile ve çocukları ile alakaydı. Bizler ikinci ayımızda yoğun bakımda çalışmayı gönüllü olarak istedik. Çoğu dostlarımız yurtlarda kaldı, misafirhanelerde kaldı, konutlarına gitmediler, çocuklarını ayırdı ve benim de çocuklarım yanımda değildi. 2 aydır onlardan ayrıyım. Onlara sarılamıyorum, öpemiyorum, koklayamıyorum. Tek bir maske ile insanlar rahat duramazken, bizler maske üstüne maske takıyoruz. Fakat hepimiz akşam konuta gittiğimizde acaba bizde Covid mi olduk, bize de koronavirüs bulaştı mı? diye bunları düşünüyoruz. O hissiyatla da ailemizden, çocuklarımızdan kendimizi uzaklaştırıyoruz. Çok güç bir süreç, yaşamayan kavrayamaz. Allah takviyecimiz olsun” dedi.

2 aydır çocuklarını göremeyen Banu hemşire: Çok zor bir süreç, yaşamayan anlayamaz

“ÇOCUKLARIMIN KOKUSUNU ÇOK ÖZLEDİM”

Çocuklarına olan özlemini şiir yazarak giderdiğini belirten Banu Atay, şöyle konuştu: “Çocuklarıma olan hislerimi duygularımı onlara şiir yazarak, laflar yazarak, mektuplar yazarak geçirdim. Bu mektuplarda, şiirlerde çocuklarıma olan özlemlerim var, onlara olan hasretim var. Yaşamda benim için en hoş iki koku vardır. Bunlar benim çocuklarımın kokusu ve kızarmış ekmek kokusu. Çocuklarım gideli 2 ay oldu ama nerdeyse son 1 aydır her gün ekmek kızartıyorum. Bir müddet sonra ekmek kokusu da yetmiyor. Çocuklarımın kokusunu gerçekten çok özledim.

2 aydır çocuklarını göremeyen Banu hemşire: Çok zor bir süreç, yaşamayan anlayamaz

ÇOCUKLARINA OLAN ÖZLEMİ ANLATTI

Hemşire Banu Atay, çocuklarına dinlediği özlemi şu laflarla anlattı: “Özlemlerin en büyüğünü yaşıyorum. Çocuklarımı özledim. Seslerini, kokularını. Sarılıp boynumun altına girmelerini özledim. ‘Anne yanıma yat’ demelerini. Yemekten sonra masanın altındaki ekmek kırıntılarını, dağınık odalarını, lekeli lavaboları özledim. Çamaşırlarını asmayı, katlayıp yerine koymayı özledim. Oğlum başım ağrıdı dediğim top seslerini, kızım bir sus dediğim mini seslendirmeleri, çevrede görmeye alıştığım reyin kartlarını, askerleri, bebekleri özledim. Beni en çık kızdıran münakaşalarını özledim. Kızımın saçlarını tarayıp örmeyi, oğluma çorap seçmeyi özledim. Oğlumun atarını, kızımın nazını özledim. Beni ortalarına yatırıp anne bana dön demelerimi sarıp sarmalarını özledim. Onları sarıp sarmalamayı, öpüp koklamayı, özledim. Çocuklarımı çok özledim.”

Kaynak: DHA

ETİKETLER: , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.